Toplumsal Farkındalık ve Engellilik Yöntemler ve Stratejiler
Av. Şerif Ali MUTLU
Ülkemizde 5825 sayılı yasa ile 28.10.2009 tarihinden bu yana yürürlüğünü sürdüren Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi “Bilinç Yükseltme” başlığını taşıyor ve engellilikle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
Bu madde, devletlerin kamuoyunda engelli bireylerin hakları ve onurları konusunda farkındalık yaratmalarını, engellilere yönelik önyargıları ve ayrımcılığı ortadan kaldırmalarını teşvik ediyor. Aynı zamanda engelli bireylerin toplumdaki katkılarının tanınmasını sağlamak için çalışmalar yapmalarını öngörüyor.
Bu bağlamda ilk bakışta B.M Sözleşmesinin 8. maddesinin üç temel hedefe odaklandığını söyleyebiliriz.
- Farkındalık yaratmak: Toplumun her kesiminde engellilikle ilgili olumlu algılar oluşturmak.
- Önyargıları yıkmak: Engellilere yönelik klişeleri, ayrımcılığı ve negatif tutumları azaltmak.
- Hakları tanıtmak: Engelli bireylerin Anayasa ve kanunlar ile ikincil düzenlemelerle sağlanmış olan haklarını, potansiyellerini ve toplumdaki rollerini ön plana çıkarmak.
- Olarak sıralayabiliriz.
Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’ni imzalayan ve iç hukuk hükmü haline getiren devletler, bu amaçlara ulaşmak için kampanyalar düzenlemek, eğitim programları hazırlamak ve medyayı bilinçli bir şekilde kullanmak gibi yöntemlerle bu yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt etmektedirler. Devletler, sözleşmenin imzalanmasından bu yana geçen 18-19 yıllık dönemde bu taahhütlerini ne ölçüde yerine getirmişlerdir? Bu durumun somut olarak değerlendirilmesi elbette gereklidir. Taahhütlerini yerine getirmeyen ülkelerin ilave yükümlülükleri var mıdır? Bu soru ve sorunların cevabı ya da çözümü bugün için henüz net bir şekilde ortaya konulamamıştır.
Yukarıdaki soru ve sorunları başka bir yazıya bırakarak, bu aşamada anılan hükmün içeriğine biraz daha açıklık getirmemiz gerekirse;
Toplumsal bilinç yükseltme, bir toplumun belirli bir konuda farkındalığını artırmak ve davranış değişikliği yaratmak amacıyla yürütülen sistematik çalışmaları ifade eder. Bu süreç, bireylerin ve grupların, engelli haklarının yerleşmesi, sosyal adalet, eşitlik, çevre, insan hakları gibi kritik meseleler hakkında daha bilinçli kararlar almasını sağlamayı hedefler.
Bu çalışmalar, genellikle kampanyalar, eğitim programları, medya içerikleri ve kamu politikaları yoluyla gerçekleştirilir. Özellikle Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar, toplumsal bilinç yükseltme çalışmalarının küresel ölçekte yaygınlaşmasına öncülük etmesi gerekir.
Bu çalışmada, engelliler ve engellilik alanına ilişkin olarak devletin, STK’ların, engellilerin ve bu alanda çalışan her kademeden ilgililerin göstermesi gereken aktif eylemlilik ve bu eylemlilik sürecinde esas almaları gereken pozisyon ve hareketlilik durumlarından biraz bahsedeceğiz.
Engelli haklarının yerleşmesi için, engelli bireylerin eşit haklara sahip olduğunun toplum tarafından kabul edilmesi amacıyla bilinç yükseltme çalışmalarının yapılması gerekir. Bir başka deyişle, bu hakların kanıksanıp içselleştirilmesi için devletlerce etkin çalışmalar yapılması zorunludur.
Toplumsal bilinç yükseltme, yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda kurumların da daha kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir politikalar benimsemesini sağlar. Etkili bir bilinç yükseltme süreci, toplumun daha duyarlı, bilgili ve dayanışma içinde olmasına katkı sağlar.
Engellilikle ilgili toplumsal bilinç yükseltme, toplumun engelli bireyleri daha iyi anlamasını, onlara eşit haklar ve fırsatlar tanınmasını sağlamayı amaçlayan bir süreçtir. Bu çalışmalar, önyargıları azaltmayı, toplumsal dışlanmayı engellemeyi ve kapsayıcı bir ortam yaratmayı hedeflemelidir.
